ANA MENÜ
Site İstatistikleri
Online: 2
Bugün Tekil: 62
Dün Tekil: 173
Toplam: 229069
IP: 54.234.65.78
Dünya Veteriner Hekimler Günü
Dünya Veteriner Hekimler Birliği 2001 yılında almış olduğu bir karar ile

 Dünya Veteriner Hekimler Birliği 2001 yılında almış olduğu bir karar ile Nisan ayının son Cumartesi gününü “Dünya Veteriner Hekimler Günü” olarak kutlanmasına karar vermiştir. Gün dolayısıyla Veteriner Hekimlik Mesleğinin tanıtımı, geliştirilmesi, sorunların ve çözüm yollarının tartışılması, bilime dayalı mesleki uygulamalarda birlikteliğin sağlanması ve bilgi paylaşımına yönelik etkinlikler yapılmaktadır.

     Biz Türk Veteriner Hekimleri olarak her yıl Nisan ayının son Cumartesi gününü değişik şekillerde değerlendirmeye çalışıyoruz.

     Çoğu yıllardan beri var olan ve bunlara her gün yenilerinin eklendiği bir çok zoonoz hastalık halk sağlığını tehdit etmektedir. Denizli Veteriner Hekimleri Odası olarak Veteriner Halk Sağlığı Kavramının daha iyi anlaşılması, toplum ve idareciler tarafından öneminin daha iyi idrak edilebilmesi için bu yıl “Veteriner Halk Sağlığı ve Gıda Güvenliği “ konulu konferans düzenledik.

     Diğer taraftan çocuklarımızı bilinçlendirmek için İlköğretim öğrencileri arasında “Sokak Hayvanları ve Hayvan Sevgisi” konulu ödüllü Kompozisyon ve Resim yarışması düzenledik.

     Veteriner Hekimler olarak fırsat buldukça gerek mesleki, gerekse iştigal ettiğimiz alanlarla ilgili, problemleri ve çözüm yollarını kamuoyu ile paylaştık.

     Veteriner Hekimlik başta hayvan sağlığı, hayvan ıslahı, hayvan refahı, sağlıklı hayvansal gıda üretimi, çiftlikten sofraya gıda güvenliği, insanların sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmesi, en nihayetinde toplum sağlığının korunması gibi geniş bir alanı kapsamaktadır.

     Biz Veteriner Hekimler beş yıllık ağır bir tıp eğitiminin ardından bazılarımız en ücra köylerdeki insanlara, bazılarımız en modern laboratuar, klinik, entegre et-süt üretim ve işletme tesislerinde; sınır kapılarına kadar birçok alanda cansiperane ülkemize hizmet etmeye çalışıyoruz.

     Bu gün değişen ve gelişen dünya şartları Veteriner Hekimliğin önemini artırmaktadır. Veteriner Hekimlerin ve Veteriner Organizasyonlarının bu gelişmelere hazırlıklı, donanımlı, yeterli teknik ve bilimsel kapasiteye sahip olmaları gerekmektedir. Günümüzde insan, hayvan ve mal hareketlerinin artması, ekonomik küreselleşmenin getirdiği ticaret hacmi ve çeşitliliği birçok problemi de beraberinde getirmektedir. Ancak dünyada sağlık, tüm boyutları ile daha da öne çıkmaktadır. Tarımsal ürünlerin ticaretinde en bağlıyıcı unsuru sağlık önlemleri oluşturmaktadır.

     Dünyanın herhangi bir yerinde ortaya çıkan salgın hayvan hastalığı ve zoonoz tüm ülkeleri ilgilendirmekte ve herkes gerekli önlemleri almak zorunda kalmaktadır. Yakın geçmişe ve günümüze baktığımızda ortaya çıkan Deli Dana, Şap, Kuş Gribi gibi vakaların tüm dünyada sağlık, ekonomik, sosyal ve hatta siyasi sorunlar ve sonuçlara yol açtığı hepimizin malumudur.

     Hayvanlardan insanlara geçen, bu gün sayıları 240 civarında olan ve her geçen gün yenilerinin eklendiği zoonoz diye tabir edilen hastalıklarla mücadelenin ne kadar önemli olduğu bütün dünyaca anlaşılmıştır. Kuduz, Veba, Şarbon, Deli Dana, Sars, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Brucella, Tüberküloz, Trişinellozis, Kuş Gribi gibi yüzlerce bulaşıcı zoonos hayvan ve insan sağlığını tehdit etmektedir. Bu hastalıkların her biri birer biyolojik silahtır.

     Dünya Sağlık Teşkilatı son on yıl içinde insanlarda görülen hastalıkların % 75 ‘nin hayvanlardan geçen zoonotik hastalıklardan meydana geldiğini bildirmiştir. Ayrıca dünyada 2 milyon insanın ishalden hayatını kaybettiği bildirilmektedir.

     İşte bütün bu gelişmeler dünyada “Tek Dünya, Tek Sağlık, Tek Sağlık, Tek Tıp” konseptlerini gündeme getirmiştir. FAO 2000 yılında Veteriner Halk Sağlığı programını başlatmıştır. Veteriner Halk Sağlığı, Global Halk Sağlığının temelini oluşturmaktadır.

     Eğer bizler olayları bir bütün olarak görmez isek işleri görme engellilerin fili tarif edişine benzetiriz. Bu gün gelinen nokta da Veteriner ve Beşeri Hekimliğin biliminin ışığında müşterek programlar yürütmesi ve müşterek hareket etmesinin gerektiği aşikârdır.

     Ülkemizde hüküm süren ve ülke hayvancılığına milyar dolarlarla zarar veren salgın hayvan hastalıkları eradike edilmedikçe ülke hayvancılığının gelişmesi ve hayvansal ürün ihracatımız söz konusu olmayacaktır.

     Sürekli olarak gündeme getirdiğimiz ve son zamanlarda birçok ekonomik, sosyal ve siyasi olaylara sebep olan gıda krizi diye gündeme gelen son olaylar Tarım ve Hayvancılığın ne kadar stratejik bir sektör olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü siz aç insanı kontrol edemezsiniz, öncelikle insanın karnını doyurmak zorundasınız. Tabi bu da bitkisel ve hayvansal gıda olarak yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmesi ile gerçekleşmelidir.

     Hepimizi ve bütün dünyayı yakından ilgilendiren bu önemli hususlarda etkin olabilmek için iyi yetişmiş insanlara, teknik teknoloji ile donatılmış altyapılara, sağlıklı ve verimli işleyen güçlü organizasyonlara ihtiyaç bulunmaktadır.

     Ülkemizde Cumhuriyetten önce bu konularla ilgili eğitim kurumları ve teşkilatlar yetersizde olsa dünyaya paralel olarak kurulmuştu. Cumhuriyetle birlikte modern anlamda eğitim kurumları, Veteriner Araştırma Enstitüleri, Aşı Üretim Merkezleri, Islah ve Damızlık İstasyonları, Veterinerlik Hizmetleri Teşkilatı şeklinde birçok organizasyonlar oluşturulmuştur. Bu yapı 1980’ lere kadar gerçekten başarılı çalışmalar yapmış ve gelişmeler elde etmiştir.

     Maalesef zaman içinde bu yapılanmalar ortadan kaldırılmıştır. 1983 yılından beri Veteriner Hekimlikte Uzmanlık ortadan kaldırılmıştır. Araştırma Enstitüleri aşı üretimlerini gerek uzman gerekse çağın teknolojisine sahip olamadıklarından teker teker bırakmaktalar ve beşeri hekimlikte olduğu gibi ithal aşılar piyasayı doldurmaktadır. Eğer sizin yetişmiş elemanınız, biyolojik madde üretim yeteneğiniz ve altyapınız yoksa herhangi bir salgında başkalarına boyun eğmek zorunda kalacaksınızdır.

     Veteriner İşleri Genel Müdürlüğü, Hayvancılığı Geliştirme Genel Müdürlüğü gibi yapıların lağvedilmesi hizmetlerin aksamasına sebep olmuştur.

Ülke tarım ve hayvancılığına büyük hizmetler veren kaliteli tohum, fide, fidan, damızlık üretimi yaparak yetiştiricinin ihtiyaçlarını karşılayan kurumlar tasfiye edilmiştir.

     Diğer taraftan piyasada kontrol görevi gören ve üreticinin mağduriyetini önleyen, ülke ekonominin lokomotifi olan Süt Endüstri Kurumu, Et Balık Kurumu, Yem Sanayi v.b. kurumların ortadan kaldırılmasının verdiği zarar piyasalarda kartellerin etkileri görüldükçe daha iyi anlaşılmaktadır.

     Bütün dünyada devletlerin birinci görevi insanlarını sağlıklı, yeterli, dengeli beslemek için gıda güvencesini ve gıda güvenliğini sağlamaktır. Bu gün baktığımızda gelişmiş ülkelerde hayvancılık tarımın içinde % 60–70 seviyelerinde iken bizde % 25 ‘lerdedir. Gelişmiş ülkeler bizim 4–5 katımız daha fazla hayvansal protein tüketmektedir. Gıda güvenliğini temin maksadıyla çıkarılan 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine ilişkin kanun uyum sağlamaya çalıştığımız A.B mevzuatlarından uzaktır. Yaşanan gıda zehirlenmeleri, kaçak domuz etinden geçen Trişinellezis, kaçak at eti yemesi, brucellalı ve tüberkülozlu süt ve süt ürünleri gibi birçok olumsuzluk bunun en belirgin örnekleridir. Bu kanun bir an önce değiştirilerek A.B’de olduğu gibi çiftlikten sofraya gıda güvenliğini temin edecek hale getirilmelidir.

     Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı yükümlü olduğu hizmetleri yürütebilmesi için 5 bin Veteriner Hekim norm kadrosu gerekirken bakanlık bünyesinde 1935 Veteriner Hekim çalışmaktadır.

     Toplum sağlığıyla doğrudan alakalı yerel yönetimlerde 3 bin civarındaki belediyelerimizden ancak bin tanesinde Veteriner Hekim istihdam edilmiştir. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun sekretarya görevi Çevre ve Orman İl Müdürlüklerine verilmiştir. Bugün Çevre ve Orman İl Müdürlüklerinde Veteriner Hekim olmadığı gibi adı geçen Müdürlüğün ilçe bazında teşkilatları yoktur. Ayrıca aynı Bakanlık Yaban Hayatından da sorumludur.

    Artık 2,5 yıldır söylemekten usandığımız ama bir türlü muvaffak olunamayan bir husus da, kamuda çalışan Veteriner Hekimlerin özlük haklarının iyileştirilmeyişidir. Dağda-bayırda, karda kışta, gece gündüz demeden ülkeye hizmet eden Veteriner Hekimler bu gün kamuda en düşük ücreti alan, meslek gurubudur. Her seferinde tamam yapılıyor, düzeliyor, iyileştiriyoruz diye hep bekletildik. Bu konuda söyleyecek söz kalmamıştır.

    Türk Veteriner Hekimleri olarak bizler, ülkemiz, milletimiz ve mesleğimiz aleyhine gelişen çok sayıda olumsuzluğa rağmen ülkemizi ve mesleğimizi karşılıksız sevmeye, haklı olduğumuz her konuda güç ve gönül birliği içinde mücadeleye devam edeceğiz. Atatürk’ümüzün “Çalışmadan, üretmeden, alın teri akıtmadan yaşmayı alışkanlık haline getirmiş milletler önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve en sonunda da istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.”sözünü hatırlatarak. Tüm meslektaşlarımın gününü kutlar milletimizin geleceğinin aydınlık ve güvenli olmasını dilerim.

M.Ali UZAKGİDER

Denizli Veteriner Hekimler Odası Başkanı