ANA MENÜ
Site İstatistikleri
Online: 1
Bugün Tekil: 84
Dün Tekil: 154
Toplam: 257831
IP: 54.161.49.216
Kuduz (Basın Açıklaması)


BASIN AÇIKLAMASI

     Son günlerde İlimiz genelinde zoonoz hastalıklardan biri olan kuduz vakalarında artış gözlenmektedir.

     Geçmiş yıllarda Ege Bölgesinde Aydın-İzmir ve Muğla İllerinde sıkça görülen kuduz hastalığı bu yıl itibariyle Denizli ve Uşak İllerine de yayılma istidadı göstermiştir. Yapılan çalışmalarda hastalığın yabani hayvanlar arasında sık görüldüğü, hastalığa yakalanan kuduz hayvanlarla evcil hayvanların teması neticesinde hastalık evcil hayvanlarda da görülmektedir. İlimizde görülen vakaların tamamına yakınının tilkilerden geçtiği tespit edilmiştir.

     Kuduz, tüm sıcakkanlı hayvanlarda görülebilen sonu ölümle sonuçlanan, bulaşıcı, tehlikeli bir hastalıktır. Hastalığın etkeni bir virustur. Yarasalar bu virusu taşımalarına rağmen kendileri hastalanmazlar.

     Bulaşma, kuduz hastalığına yakalanmış bir hayvanın ısırması, tırmalaması veya salyasının açık yaraya bulaşması ile olur. Vücuda giren virus, sinirler vasıtasıyla beyine ulaşır. Beyinde çoğalan virus tekrar sinirler yoluyla tükürük bezlerine gelir ve salyaya geçer. Virusun vücuda girip, beyne ulaşması ve belirtilerin ortaya çıkması süresi, ısırık yerinin, sinirlere ve beyine olan uzaklığı ile alakalıdır. Bu süre (kuluçka süresi) 3-4 gün ile bir yıldan fazla olabilir. Genel olarak ısırılmadan itibaren insanlarda 27-64 gün, köpeklerde 20-60 gün, kedilerde 14-30 gün, sığırlarda 30-60 gün sonra ortaya çıkar. Virus beyine yerleşene kadar hiçbir belirti yapmaz. Beyini ele geçirdikten sonra iş işten geçmiştir.

     Hastalık belirtileri bütün canlılarda aynı olmamakla birlikte, birbirine yakın sinirsel semptomlarla seyretmektedir. Başlangıçta sakin devre dediğimiz huy değişikliği, sahiplerini tanımama, evden uzaklaşma gibi atipik belirtiler görülür.

     İkinci saldırgan devrede: huysuzluk, sağa sola saldırma, ses ve ışıktan rahatsız olma, yabancı cisimleri ısırma, havayı ısırır gibi garip hareketler, sesin kalınlaşması, uluma, ağızda yutak felcinden dolayı bol salya, hızlı solunur görülür.

     Son devrede arka ayaklardan başlayarak, bütün vücuda yayılan felç gelişir. Alt çene düşer, dil dışarıda, sarkmış, yemek yiyemez, su içemez, 1-2 gün içerisinde ölür. Kuduzu yakalanmış hayvanlar, 3-14 gün içinde mutlaka ölürler.

     Kesin teşhis laboratuarda yapılmaktadır.

     Kuduz veya kuduz şüpheli bir hayvan tarafından ısırılan bir kişi en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Isırık bölgesi bol sabunlu su veya antiseptik solüsyonlar ile temizlenmelidir. Yaraların yıkanması ile bulaşık bölgedeki virusların yarısı yara bölgesinden uzaklaştırılmış olur. Bugün insanlarda hiçbir yan etki göstermeyen kuduz aşıları uygulanmaktadır.

     Isıran kuduz şüpheli hayvan derhal veteriner hekime gösterilmelidir. Hükümet veteriner hekimi ısıran hayvanı on gün süreyle gözetim altına alacaktır. Gözetim süresinde ölen hayvanın başı laboratuara gönderilerek kuduz olup olmadığı belirlenecektir.

     Hastalığın bulaştırılmasında aktif rol oynayan köpekler, üç aylıktan, kediler altı aylıktan sonra, düzenli olarak yılda bir defa koruyucu olarak aşılanmalıdırlar. Sahipsiz kedi ve köpekler bir program dahilinde aşılanmalıdırlar. Diğer taraftan, insanlarımız, dönüşü olmayan bu hastalığa karşı dikkatli ve bilinçli olmalıdırlar. Asıl tehlike ihmal ve dikkatsizliktir. Ayrıca kontrolünün zor olması nedeniyle yabani hayvanlar, hastalığın yayılmasında ve bulaştırılmasında önemli bir problem teşkil etmektedirler.

     Bu kapsamda Ege Bölgesini kapsayacak şekilde gerek yabani hayvanlara yönelik oral aşılama, gerekse evcil hayvanlara yönelik paranteral yolla aşılama kampanyası başlatılmıştır. Kampanyanın başarılı olması hayvan sahiplerinin duyarlı davranmasına bağlıdır.

     Ülkemizde hüküm süren salgın hayvan hastalıklarının eradikasyonunda topyekün mücadele şarttır.

     İnsanların hayvanlardan istifadesi ve gösterdikleri sevginin yanı sıra sorumluluklarının da olduğu bilinmelidir.

Mehmet Ali UZAKGİDER

Denizli Veteriner Hekimler Odası Başkanı