ANA MENÜ
Site İstatistikleri
Online: 2
Bugün Tekil: 34
Dün Tekil: 122
Toplam: 244739
IP: 54.80.87.250
21 Mayıs Dünya Süt Günü (Basın Açıklaması)


BASIN AÇIKLAMASI

Bütün dünyada 21 Mayıs “Dünya Süt Günü” olarak değerlendirilmektedir.

İnsanların yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmesi bütün toplumların birinci önceliğidir. Gıda krizlerinin yaşandığı günümüzde bu durumun ciddiyeti daha da iyi anlaşılmaktadır. İnsanların dengeli beslenebilmesi için günlük alması gereken proteinin en az yarısının Hayvansal kökenli olması gerekmektedir.

Ülkemizde insanların yeterli hayvansal protein aldığı söylenemez. Gelişmiş ülkelerde kişi başına günlük tüketilen 102 gram proteinin 70 gram hayvansal kökenli iken ülkemizde günlük tüketilen 84 gram proteinin ancak 17 gramı hayvansal kökenlidir.

Protein kaynağımızın %45‘ni süt oluşturmaktadır. Her yaşın gıdası olan süt içerdiği besinlerle mükemmel bir bütünlük oluşturmaktadır.

İnsan beyninin gelişimini çocukluk çağında tamamladığı, beynin gelişiminde hayvansal protein tüketiminin etkin olduğu dikkate alınırsa, bu dönemde en fazla tüketilebilir protein kaynağı sütün, toplumların geleceği için ne denli önem taşıdığı anlaşılacaktır.

Ne kadar süt, o kadar protein, a oranda zekâ düzeyi gelişmiş toplum demektir. Aynı zamanda ruhsal ve bedensel olarak sağlam bir gelecek demektir.

Süt hayvancılığımızın temel maddesidir. Süt insanımızın sağlıklı geleceği için ne kadar önemli ise, hayvancılık sektörünün de en önemli lokomotif ürünüdür. Bilhassa büyükbaş hayvancılığın ayakta kalabilmesi, gelişmesi ancak sütün istikrarlı, yeterli ve güvenceli bir pazara sahip olması ile mümkündür. Süt fiyatlarında fiyat istikrarı ve güvencesi sağlanamadığı takdirde hayvancılığın ayakta kalabilmesi mümkün değildir. Et üretimini sağlamak için de öncü ve temel madde süttür.

Ülkemizde 12 milyon ton civarında yıllık süt üretimimiz vardır. İnsanımızın gelişmiş ülkeler düzeyinde süt tüketebilmesi için kısa zamanda 23 milyon ton’a çıkartılması gerekmektedir. Gelişmiş ülkelerde kişi başına 282 Lt. Süt tüketilir iken ülkemizde bu rakam 153 Lt. Süt tüketilmektedir.

Diğer taraftan üretilen sütün ancak 3.5 milyon tonu soğuk zincire dahil olurken geri kalanı sağlıksız olarak tüketilmektedir. İlimizde gerek İl Özel İdare, gerekse Kooperatif ve Firmaların katkılarıyla üretilen sütün % 80’ni soğuk zincire dahil olmuştur.

Geçmiş yıllarda piyasada fiyat istikrarının sağlanmasında ve üreticinin desteklenmesinde önemli görevler üstlenen Süt Endüstri Kurumunun özelleştirilmesi piyasaların, sermayenin insafına terk edilmesine sebep olmuştur. Bu işlemler yapılır iken piyasayı üretimden tüketime kadar üreticinin etkin olabildiği örgütlenmeler oluşturmalıydı. Ancak bunlar yapılmamıştır.

Ayrıca girdilerin sürekli artış göstermesine karşılık, süt fiyatlarında meydana gelen düşüş ve Hayvancılık Kararnamesinde süte verilen desteğin kaldırılması hayvancılıkta son yıllarda elde ettiğimiz gelişmeyi olumsuz etkilemektedir. Süt fiyatlarında meydana gelen düşüş maalesef süt ürünlerinin fiyatına yansımamaktadır. Bu da tüketim artışını engellemektedir.

İnsanımızın yeterli hayvansal protein tüketebilmesi için hayvancılığımızın geliştirilmesi, piyasaların kontrolü için mutlak surette et ve süt ürünlerinde fiyat istikrar fonunun oluşturulması şarttır.

Süt tüketimini arttırmak için kısa vadede yıllardır hep konuşulan ama bir türlü uygulamaya geçirilemeyen “OKUL SÜTÜ PROJESİYLE” tüketimi arttırırken çocuklarımızın sağlıklı ve dengeli beslenmesi sağlanmalıdır.

Süt tüketimine yönelik reklâm kampanyaları düzenlenmelidir. Süt ve Süt ürünlerinde KDV .% 1’e düşürülmelidir. Süt tozu, buzağı maması ve tereyağı gibi süt ürünlerinin ihracat kaybı olarak fonsuz ithalatına izin verilmemelidir. Üreticilerimizin pazarı kontrol edebilecek şekilde örgütlenerek oluşturulan istikrar fonlarıyla hayvancılığımız düzenli desteklenmelidir. Toplumun sağlıklı, uzun ömürlü fertlerden oluşması ancak ve ancak yeterli ve dengeli beslenmesi ile mümkün olacaktır.

Mehmet Ali UZAKGİDER

Denizli Veteriner Hekimler Odası Başkanı